6.BÖLÜM
* İÇKİ MASASIYLA GELEN EVLİLİK *
Artık okulla tüm ilişiğimi kesmiş evde anneme yardım ediyor , kalan vakitlerimdede Kız Olgunlaşma Enstitüsünde dikiş dersleri alıyordum. Okul hayatımı kaybettiğim için üzülüyor ama vicdanımın sesi annemle ilgilenmem yönünde beni uyarıyordu.
Aylardan Mayıs... Yeni açmış çiçeklerin kokusu şehri sarıyor. Baharın bu güzel özelliği ile banada bir canlılık geliyor. Dikiş kursuna muntazam olarak gitmeye devam ederken günlerden birgün Pakize yenge çıkageldi:
- Kııız şefika nörüyon gız.
- İyi be pakize ne yapayım halı dokuyordum hoşgeldin.
- Şefika müsaade varmı? Sana misafir getirdimde...
- Elbette ne demek başım gözüm üstüne buyrun girin...
Üç bayan usulca içeriye girdiler. ben o sıra temizlikle meşguldüm.Belli bir süre kısık sesle birşeyler konuştuktan sonra annem bağırarak :
- Gönüüülllllll !!!!! Kız kime diyom gönüüüüüllllllll !!!!!!
- Geldim Anacığım....
Geldiğimde Pakize yenge ile beraber onun arkadaşı Fatma hanım ve onun kızı Elif'i gördüm. Annem :
- Misafirlerimiz geldi kızım bir hoşgeldin de işe güce daldın bizi unuttun.
- Hoşgeldiniz...
Yabancı oldukları için odada oturmadım kendi odama geçtim.Yaklaşık yarım saat sonra gittiklerini gösteren kapı sesi duyuldu. Annem hemen ardından yanıma geldi. bana dediki:
- Bak kızım. Pakize yengenin yanındakiler Pakize yengenin abisinin hanımı ve kızı olurlar. Bir hafta önce Kırıkkaleden Kırşehire oğullarına kız bakmak için gelmişler. Bu süre içerisinde birçok kız görüp kapılarını çalmışlar. Burayada seni görmeye gelmişler. Çocuk mobilyacıymış. Kısacası hali vakti yerinde bir aileymiş.
- Anne sen ne diyorsun!!! Böyle birşey kesinlikle kabul edilemez. Ben kimseyi istemiyorum.Lütfen anacığım beni kimselere vermeyin. Hali vakti yerinde olabilir ama ben yol bilmem iz bilmem bu yaşımda bir memleketten bir başka memlekete nasıl giderim nasıl yaşarım.
- Kızım ben onu bunu bilmem. Ben bu aileye söz verdim. Akşam babanlada konuşacağız. Hali vakti yerinde seni mutlu edebilecek insanlar bunlar. O yüzden bu iş olacak bilgin olsun.
Annemin odadan çıkmasıyla beraber hıçkırıklara boğuldum. Akşama kadar odamdan hiç çıkmadım. Akşam babam geldi ve annem konuyu babama anlattı. Babam :
- Benim kızım daha 15 yaşında. sokakta oynayan çocuk yahu bu !!! Ben kimselere veremem bu yaşında kızımı...
- Beyim ailenin hali vakti çok yerinde... Birdaha böyle kısmet çıkmaz belki. Verelim Sen yok desende ben vereceğim.
- Kesinlikle olmaz Hanım!!! Bu konu kapanmıştır.
Babamın bana bu konuda sahip çıkışı beni sevindirmişti. Ne yazıkki sevincim çok kısa sürdü. Ertesi gün Pakize yengemin kocası kadir amcam ve Fatma hanımın kocası halil bey babamı alıp akşam içmeye götürmüşler. Güzel bir gecenin ardından gecenin geç saatlerinde babamlar eve geldi. ve bana beni verdiğini söyledi. Dünyam yıkılmıştı. İçki masasında pazarlığım yapılmış ve yine içki masasında adıma söz verilmişti bile. Daha sonraki günün akşamı beni istemeye geldiler. Tüm yakarışlarıma rağmen beni o aileye vererek yüzükler takıldı. Artık benim için yeni bir dönem başlıyordu. Tecrübesizliğimle birleşen saflığım beni sudan çıkmış balığa döndürmüştü.
İlerleyen günlerde o aile ve oğulları beni birkaç defa görmeye geldiler. Nikah düğün tarihleri konuşuldu. Evleneceğim erkeği ilk kez o zaman gördüm. Birkaç defa gördükten sonra evleneceğim erkek hiç içime sinmemişti. Evleneceğim erkek askerden gelmiş 25 yaşında birisi ben ise henüz çocuk ruhlu 15 yaşında bir kızdım. Bu oran beni çok üzüyordu. Bir elin parmağı kadar gördüğüm bu erkeği kalbim hiç kabul etmemişti. Ancak Gelenekler ve aile baskısı sebebiyle evlenmek durumundaydım.
Ve Nikah günü geldi. Kırşehirde nikahımız kıyıldı. Yaşım tutmadığı için babamın vekaletiyle evlendirildim. o günün akşamı salonda düğünümüz yapıldı. kapıya gelen davul ve zurnalar eşliğinde ailenin beni almaya geldiği arabayla kırıkkaleye doğru yol aldık. Yolda giderken hıçkıra hıçkıra ağlıyordum ancak gözyaşlarımı kimse silmiyor kimse umursamıyordu. Hayatıma balyoz gibi inen bu darbeyi nasıl atlatacağımı bilmiyordum....
FOTBOL's

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder