7. BÖLÜM
* 15'LİK GELİN *
Kırıkkaledeki yeni yuvam olacak eve gelmiştik. Ev iki katlıydı. Önceden herşey ayarlanmıştı. Buna göre alt katta biz üst katta ise eşimin ailesi oturacaktı. Üst katta akşama kadar oturduk akrabalarla tanışma gibi akvitelerimiz oldu. Akşam olduğunda kayınvalidem Fatma hanım :
- Hadi oğlum artık akşam oldu sen gelinimizide al aşağıya in. Yengende sizinle gelecek ona anlatır size neler yapacağınızı...
Biz üç kişi aşağıya evimize geldik. Yengem :
-Hadi soyun bakalım.
- Ben tanımadığım erkeğin yanında soyunamam. Annemi çağırın o gelsin. Annem kızar böyle şeylere annemi çağırın !!!!
- Tamam bekle o zaman...
5 dakika sonra annem kapıda belirdi. ve bana artık evlendiğimi ve yengem ne söylüyorsa onu yapmamı artık bana hiç kızamayacağını söyledi ve gitti. Daha sonra yenge beni soydu çırılçıplak kalmıştım. Daha sonra dışarı çıktı. kendimi tecavüze uğramış gibi hissetmiştim. Çok korkuyordum ancak elim kolum bağlıydı ve beklemekten başka seçeneğim yoktu. o yaşımda seks denen faaliyetin ne olduğunu bilmeden mecburiyetten o gece birlikte oldum. Bu geceden sonra Vural artık benim eşim olmuştu.
Yaklaşık bir ay kadar olmuştu. Bu sürede akrabalar bize biz akrabalara gidiyorduk. Geziyor vuralla birbirimize alışmaya çalışıyorduk. Bu yaşımda evliliğin ne olduğunu bilmediğim için herşey bana çok yeni geliyordu. Günlerden bir gün içimde bulantılar başladı. Artınca doktora gittik ve orada hamile olduğumu öğrendim. Meğerse ilk geceden hamile kalmışım. Vural buna çok sevinmişti.
6 aylık hamileydim. Vuralın isteği üzerine kırşehire annemi görmeye gittik.Ben bunu bir ziyaret olarak yorumluyordum ancak öyle olmadığını çok geçmeden anladım. Gittiğimizde babaannemin vefat ettiğini öğrendik. Tabii bu vefattan babama hatırı sayılır miktarda para kalmıştı. Vuralın babası Halil amca paranın kokusunu alınca hep beraber kırşehire gidip görünelim demişler.
Halil amca babamla konuşup parayı borç olarak istedi. Kereste alıp mobilya yapacağını ve bu parayla işini büyütmeyi düşündüğünü söyledi. Babamda bu parayla ev alacağını ve kaporasını verdiğini söyledi. Halil amcada işi uzatmadı ve kırıkkaleye tekrar döndük. Döndüğümüzde:
- Bak babanı görüyormusun. Üç kuruşa muhtaçtınız şimdi eline para geçince adam oluverdi birden.
Günler boyunca bu böyle devam etti. Hergün parayı alamadıkları için bana sayıp sövüyorlar fakirlik kavramını sürekli başıma kakıyorlardı. Artık buna dayancak gücüm kalmamıştı ve bende artık üst ata çıkıp onları görmek istemediğimi vurala söyledim. o da "sen bilirsin" dedi. ancak yeme içme işlemlerimizi üst katta yaptığımız için açlıktan ölüyordum. Eşim akşam eve geldiğinde bana hiç uğramadan direk yukarı çıkıp yemeğini yedi. Ve yatmaya aşağıya geldiğinde:
- Vural tüm gün aç kaldım bak hamileyimde bana en azından bir ekmek getirsende yesem olmazmı?
- Gidip yeseydin.. sana birşey getiremem ailemide sen görüşmek istemiyorsun diye karşıma alamam. Onlara birşey söyleyemem.
Dedi ve uyudu. Ertesi günde olaylar aynı şekilde devam etti. Eşim yukarı gel dedikçe ben gelmedim. ikimizinde inadı baskın geldi. Artık üçüncü gün olmuştu. Açlıktan dayanacak takatim kalmamıştı. Vurala artık ailesini görmek istemediğimi ve beni annemlere bırakmasını istedim. O da beni kırşehire annemlere bırakıp ordan kadir amcanın yanına gitti. Onlara durumu anlatmış. Onlarda bunu doğru olmadığını söyleyip vurala kızarak tekrar barıştırmayı teklif ettiler. Vuralda aynı gün içinde beni tekrar alıp kırıkkaleye götürdü. Eve geldiğimizde kayınvalidemle karşılaştık:
- Ne hakla bunu eve getirirsin oğlum!! At götür bunu başımdan götür anasını yanına istemiyorum onu bu evde!!!
Korkudan kaskatı kesilmiştim. Kayınvalidem bayılmaya başlamıştı sinirden bende bu korkuyla oturduğum sandalyeden düştüm. Kadir amcamın tokadıyla kendine gelen kayınvalidem yinede yaygarayı basmaya devam ederek evden çıktı. Kadir Amcam vurala :
- Erkek ol biraz karına sahip çık. Ezdirme bunlara al herşeyini aşağıda oturun olmaz böyle şey.
- Yok kadir amca öldürücem ben onu annemi ne hale getirdi kadın ölüyordu neredeyse!!
Deyip üzerime yürüdü. Tam tokat atacaktı ki kadir amcam durdurdu onu. Ama o tokat çoktan yüzüme vurulmuştu bile... Daha sonra aşağıya indik ama ben çok korkmuştum. Ertesi günü vural yukarı çıkmam konusunda çok ısrarcı davrandı. Düşündüm... Aşağıda kalırsam açlıktan ölebilirdim. Mecbur yukarı çıkıp onların yanında durdum akşama kadar.
O günden sonra beni evde hep horgörmeye aşağılamaya devam ettiler. kalan günlerimin her saati kan kusturdular bana. Artık 9 ay olmuştu. Doğuma az kalmıştı. Bir sabah sancılarım çok arttı ve beni hastaneye götürdüler. öğle vaktinde ise bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiştim. Bir hafta kadar evimizin aşağı katında bana baktılar. 1 hafta sonra yine eski tas eski hamam durumlarına devam ettik. Dahada kötü olmuştu. Örneğin evde çamaşır makinesi varken ben tüm ailenin kıyafetlerini soğuk kış gününde elimde kaynar suda ve dışarıda yıkıyordum. Zaman zaman annem geliyor ve çektiğim sıkıntıları görüyordu. Ancak elinden birşey gelmiyordu. Beni korumaya yönelik konuşmalar yapsada hiçbir faydası olmadı. Çocuk yaşımda bir çocuğum olmuş ve eziyet çekiyordum. Bir süre sonra annemede kızıp onu evden kovdular. Artık annem ve benim aramızdaki ipler git gide incelmişti. İleride koparsa annemsiz bu acımasız insanların arasında neler yapacağımı hiç bilmiyordum.
FOTBOL's

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder